Reklam
Reklam

14 yaşındaki Taha rafting faciasında hayatını kaybetti! Annesi yaşananları tek tek anlattı

Muğla'nın Dalaman ilçesinde katıldığı rafting turunda hayatını kaybeden 14 yaşındaki Taha Emir Kayaalp'in annesi Çiğdem Katalıoğlu, oğlunun kayalıklara sıkıştığı ve gözlerinin önünde sürüklendiği anları anlattı.

Yayınlanma Tarihi :
14 yaşındaki Taha rafting faciasında hayatını kaybetti! Annesi yaşananları tek tek anlattı
Advert

Turun başlangıcında botun devrilmesi sonucu 14 yaşındaki Taha'nın kayalıklara sıkıştığını belirten anne, oğlunun uzun uğraşlar sonucunda sudan çıkarıldığını ve hastaneye kaldırıldığını ifade etti. Taha Emir Kayaalp, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

Taha'nın cenazesi, 21 Ağustos'ta Kocaeli'nin Gebze ilçesindeki Balçık Mezarlığı'nda toprağa verildi. Olayla ilgili soruşturma kapsamında bir eğitmenin tutuklandığı öğrenilirken, aile firma yetkilileri ve olayda sorumluluğu bulunduğunu öne sürdüğü kişiler hakkında şikayetçi oldu.

Alelacele para telaşına düştüler”

Anne Çiğdem Katalıoğlu, firmayla görüşme sırasında 18 yaş sınırını sorduğunu, kendisine ise “8 yaş sonrasına serbest” yanıtı verildiğini öne sürdü.

Oğlunun daha önce Düzce Melen Çayı'nda rafting tecrübesi olduğunu aktaran Katalıoğlu, Gürleyik'e vardıklarında yaşananları şöyle anlattı:

“Köye gittikten sonra kahvaltı ikram ettiler, kahvaltı yaptık. Ondan sonra çok hızlı, alelacele şekilde orada eğitim vermeleri gerekiyordu. Biz daha önce oğlumla Düzce Melen Çayı'nda rafting yaptığımız ve bu konuda tecrübeli olduğumuz için hiçbir eğitim vermediler. Can yelekleri o kadar eski, o kadar yıpranmıştı ki çocuğuma taktıkları can yeleği bile omuzundan kayar vaziyetteydi. Kask kafasına tam oturmamış vaziyetteydi.

Sonrasında hemen alelacele bir para telaşına girdiler. ‘Hemen paramı gönder’ denildi. Ben de ‘Tamam, atacağım, buradayız, kaçmıyoruz’ dedim. ‘Telefonunu alayım, ben mi atayım?’ gibi şeyler söyledi. Neyse, hemen parasını gönderdim. Bir kağıt getirdiler. Herkesin ismi soyismi yazıyor. Resmi bir kağıt değildi. İsim soyisminin yazdığı yere imza attık. Benim oğlum da kendi imzasını kendisi attı.”

“Herkesi coşturma derdindeydiler”

Firmaya ait araçla çok tehlikeli, sarp ve kayalık bir yoldan nehir kenarına indirildiklerini öne süren Çiğdem Katalıoğlu, bölgenin kendisine rafting alanı olarak güvenli görünmediğini ifade etti.

Daha önce rafting deneyimleri olduğunu belirten Katalıoğlu, görevlilerin profesyonelliğine güvendiğini söyledi ve şöyle konuştu:

“6 tane bot vardı. Biz en önde olduğumuz için ilk bota bizi aldılar. Uç kısımda ben oturuyordum. Karşımda eşim oturuyordu, eşimin arkasında ise oğlum oturuyordu. Benim arkamda da Alman aile vardı ve onların iki tane çocukları bulunuyordu. O çocukların yaşları da oğlumdan daha küçüktü.

Bu firma yukarıda vermeleri gereken eğitimi botun içerisinde vermeyi tercih etti. Komutlar bize anlatılmadı, herkesi coşturma derdindeydiler. Hiçbir profesyonellik yoktu.”

Oğlum bana elini uzattı”

Turun henüz başında, tehlikeli olduğunu belirttiği bir kayalığın yanında botun devrildiğini öne süren Katalıoğlu, yaşadığı anları şu sözlerle anlattı:

“Ben ters takla attım ve akıntıya kapıldım. O tehlikeli kaya da oğlumu görüyordum. Oğlum bana elini uzatıyor. Ben elini yakalıyorum orada. Ondan sonrasında göz göze geliyoruz onunla.

Sonra bir su geliyor. Su beni alıyor altına çekiyor. Ben oğlumdan oradan ayrılıyorum. Su beni altına çektiğinde ben ömrü hayatımda öyle bir şey görmedim. Çamaşır makinesine sıkma devri gibi beni suyun altında çevire, çevire, çevire o hızla o kayadan o kaya vurdu beni.

Ben artık kendimi bıraktım. ‘Ben suyun altında böyle olduysam benim çocuğum ölmüştür’ dedim. Ben son suyu yuttum ve kendimi bıraktım oraya.”

Ayağını çıkaramıyoruz, yardım edin”

Biri tarafından sudan çıkarıldığını anlatan acılı anne, daha sonra oğlunun ayağının kayalıklardan birine sıkıştığını gördüğünü söyledi.

Katalıoğlu, oğlunun can yeleğinin yukarı doğru çıktığını öne sürerek yaşananları şöyle aktardı:

“Sonra hatırladığım kadarıyla beni eşime doğru itti. Eşim beni çekti ve ben ‘Oğlum nerede?’ dedim. Bir baktım oğlumun ayağı o tehlikeli kaya dediğim o kayaya sıkışmış.

Oğlumu orada çıkaramıyorlar. Benim çocuğumun can yeleği böyle yukarı çıkmış, benim çocuğum bu şekilde kalmış. ‘Kafasını kaldırın, oğlumun kafasını kaldırın’ diyorum. Hala ‘Ayağını çıkaramıyoruz’ diyorlar.

‘Kafasını kaldırın’ diye bağırıyordum. Belki daha fazla su yutmasın, kurtulma ihtimali olur diye düşünüyordum. Kafasını kaldırmıyorlar ve üstüne üstlük ‘Yardım edin’ diye kendileri bağırmaya başladılar.

Sonra oradan bir tane eğitmen geldi. O da bizimle birlikte servisle aşağıya inmişti. Bir tane eğitmen vardı ve gerçekten o işi bilen kişiydi. İpi atıyor, ipi tutamıyorlar. ‘Ayağını çıkaramıyoruz, yardım edin’ diye bağırıyorlar.

Sonrasında eğitmen oradan bağırdı, ‘Çocuğun can yeleğini çıkarsanıza’ dedi. Çocuğun can yeleğini çıkarttıktan sonra benim oğlum suya savruldu. O yeleği en başında çıkarsalardı benim çocuğumun ayağı kurtulup savrulacakmış suya orada.”

Benim çocuğumun dudakları mosmordu, hiçbir tepki yoktu”

Katalıoğlu, sudan çıkarılan oğluna ilk müdahalenin turda bulunan bir doktor ile ilk yardım eğitimi olduğunu belirttiği bir turist tarafından yapıldığını söyledi.

Müdahale sırasında oğlunda bazı tepkiler gördüğünü belirten Katalıoğlu, şöyle konuştu:

“Benim çocuğumla canla başla 1,5 saat uğraştılar. Benim çocuğumun dudakları mosmordu. Hiçbir tepki yoktu. Birden dudaklarına kan geldi. Suyu çıkarmaya başladı ama tepki yoktu. Suyu çıkarmaya başladı, burnundan kan geldi. Geğirmeye başladı. Onların dediğine göre bunlar iyi tepkilermiş.

1,5 saat sonra ambulans geldi. Sedyeyle oğlumu kayalıklardan yukarı çıkarmaya çalışırken muhtemelen benim oğlumun orada nabzı gitti. Sonrasında ambulansa aldılar oğlumu. Aynı şekilde onlar da bütün müdahaleleri yaptılar. ‘Öldü’ demedi ambulanstakiler. ‘Müdahaleye devam ediyoruz’ dediler.”

Benim oğlum ölmüş ve bana söylemiyor”

Zorlu yolda ambulansla hastaneye ulaştıklarını belirten Katalıoğlu, bu süreçte tur yetkililerinin kendi aralarında toplandığını ve “Rafting'e devam edilmeyecek” şeklinde anons yapıldığını öne sürdü.

Hastanede bir kişinin kendisine “Oğlun yaşayacak” dediğini anlatan Katalıoğlu, daha sonra oğlunun hayatını kaybettiğini öğrendiğini belirterek şunları söyledi:

“Kendisini bizimle ilgilenmeye çalıştı. Bana ‘Oğlun yaşayacak’ diyor. Benim oğlum ölmüş içeride bana söylemiyor. ‘Yaşayacak annesi’ diyor.

‘Siz kimsiniz? Hastanede mi çalışıyorsunuz? Ne olur içeriden bana bir  haber getirin, kimse bana haber vermiyor. Ne olur haber verin’ dedim. ‘Merak etme ablacığım, ben şimdi içeri giriyorum, sana haber getireceğim’ dedi. 

Haberler

Geliyor, gidiyor, yalan söylüyor. Yine ‘Siz kimsiniz?’ diye sordum. ‘Ben köyün muhtarıyım’ dedi. ‘Ha siz de onlardansınız. Sizin neden burada olduğunuzu ben anladım’ dedim.

Sonrasında ben oğlumun ölüm haberini aldım. Bunlar olurken o arada eşime para teklif ediyorlar. Yani benim oraya ödediğim miktarı geri vermek istiyorlar.”

Hizmet devam edemedi” diyerek para iadesi yaptılar

Oğlunun ölüm haberini aldıktan sonra yetkililerin kendilerine tur ücretini iade etmeyi teklif ettiğini öne süren Katalıoğlu, bu duruma tepki gösterdi.

Katalıoğlu, “Benim oğlumun ölüm haberi gelmiş. Belki de daha fazla bir miktar teklif edeceklerdi ki ben asla böyle bir şeye müsaade etmem. Ben çocuğumun üstünden bir lira dahi almam” dedi.

Rafting yapılan alanın güvenli olmadığını düşündüğünü belirten Katalıoğlu, bölgenin çocuklar ve yetişkinler açısından tehlikeli olduğunu öne sürdü.

Katalıoğlu, tur ücretinin kendisine iade edilmesinin ardından firma yetkilisini aradığını belirterek yaşanan görüşmeyi şöyle anlattı:

“Bana parayı geri gönderdi ve ben bu kişiyi aradım. ‘Sen bu parayı bana nasıl gönderirsin’ dedim. ‘Benim çocuğum gitmiş’ dedim. O kişi ‘Bana yanlışlıkla gönderdik’ dedi.

Sonra muhtarı aradım. ‘Bu parayı nasıl gönderdiniz’ diyorum. Muhtar, ‘Hizmet olmadı ya, hizmet bedeli’ dedi. ‘Hizmet devam edemedi ya, o yüzden geri gönderdik parayı’ dedi.”

Olayda sorumluluğu bulunduğunu düşündüğü kişilerden şikayetçi olduğunu belirten Katalıoğlu, adli sürecin sonuna kadar takipçisi olacağını söyledi.

Katalıoğlu, “Tek derdim oranın kapatılması. Orası can alıyor. Benim oğlum gitti” ifadelerini kullandı.

Olayla ilgili adli soruşturma sürerken, tarafların iddialarına ilişkin nihai değerlendirme yargı sürecinin sonucunda ortaya çıkacak. (İHA)

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim
Advert

Yorum Gönder

Yorumlar