Reklam
Reklam

Atatürk ne eksik bıraktı?

Yayınlanma Tarihi :
author

Süleyman Sezen Mersin’de yaşayan, yıllarca eğitime emek vermiş bir öğretmen ve şair. İnsanı, duyguyu ve hayatın içindeki anlam arayışını merkeze alan yazılar kaleme alır. “Geceye Sığmaz Olur” adlı şiir kitabının yazarıdır.

Atatürk Ne Eksik Bıraktı?

Bazen bir ülkenin sokaklarında yürürken yalnızca binalara değil, insanların yüzlerine de bakar insan.

Pazar dönüşü fileyi hafifletmeye çalışan emekliye...

Mesai çıkışında yorgun omuzlarını eve taşıyan işçiye...

Geleceğini başka şehirlerde, başka ülkelerde arayan gençlere...

Ve bir soru düşer aklına:

Nerede eksildik?

Çünkü bu topraklarda bir zamanlar büyük bir hayal kurulmuştu.

Yoksulluğun, savaşların ve umutsuzluğun içinden yükselen bir Cumhuriyet hayali...

Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları yalnızca işgal edilmiş bir vatanı kurtarmadılar. Aynı zamanda insanın kaderini değiştirecek bir düzen kurmaya çalıştılar.

Öyle bir düzen ki;

Köydeki çoban da,

Denizde takasını süren kaptan da,

Dağdaki çiftçi de,

Fabrikadaki işçi de,

Aynı devletin eşit yurttaşı olabilsin.

Doğduğu yer kader olmasın.

Soyadı ayrıcalık yaratmasın.

Makamlar miras kalmasın.

Bilgi, emek ve liyakat yükselmenin yolu olsun.

Cumhuriyetin özü buydu.

Bir insanın değerinin kökeniyle değil emeğiyle ölçülmesi...

Bir çocuğun geleceğinin ailesinin servetiyle değil aldığı eğitimle şekillenmesi...

Bir yurttaşın yönetime katılabilmesi, söz söyleyebilmesi, gerektiğinde eleştirebilmesi...

Bugün dönüp baktığımızda ise farklı bir manzarayla karşılaşıyoruz.

Ekonomik sıkıntılar büyüyor.

Emekliler geçim hesabı yapıyor.

Gençler gelecek kaygısı taşıyor.

İşçiler daha çok çalışıp daha az pay alıyor.

Toplumun önemli bir bölümü liyakat yerine yakınlığın, bilgi yerine sadakatin tercih edildiğini düşünüyor.

Bazen de en çok sessizlik yoruyor insanı.

Çünkü adaletsizlik kadar tehlikeli olan şey, adaletsizliğe alışmaktır.

Tam da burada akla başka bir soru geliyor:

Atatürk neyi eksik bıraktı?

Uzun zamandır bu sorunun cevabını düşünüyorum.

Belki de hiçbir şeyi...

Belki de eksik olan Cumhuriyet değildi.

Eksilen biz olduk.

Bilimi ikinci plana ittiğimiz gün biraz eksildik.

Sorgulamaktan vazgeçtiğimiz gün biraz eksildik.

Liyakati görmezden geldiğimiz gün biraz eksildik.

Haksızlık karşısında sessiz kaldığımız gün biraz eksildik.

Cumhuriyetin en büyük iddiası insanları birbirine benzetmek değildi.

Onları eşit haklara sahip yurttaşlar olarak bir arada yaşatmaktı.

Bu topraklarda farklı diller konuşulabilir.

Farklı inançlar yaşanabilir.

Farklı kültürler yaşatılabilir.

Farklı türküler söylenebilir.

Cumhuriyet bunları ortadan kaldırmak için değil, bunların üzerinde ortak bir yurttaşlık zemini kurmak için ortaya çıktı.

Çünkü adaletin etnik kökeni yoktur.

Liyakatin mezhebi yoktur.

Bilimin dili ayrıştırmaz.

Yoksulluk da zenginlik de insanları kökenlerine göre seçmez.

Bir işçinin alın teri Türk olduğu için daha değerli değildir.

Bir emeklinin geçim derdi Kürt olduğu için daha ağır değildir.

Bir öğrencinin gelecek kaygısı Arap olduğu için daha farklı değildir.

Hakça paylaşım, fırsat eşitliği ve adalet bütün yurttaşların ortak ihtiyacıdır.

Cumhuriyetin vaadi de tam olarak budur:

Kimsenin kökeninden dolayı ayrıcalık kazanmadığı, kimsenin kökeninden dolayı geri bırakılmadığı bir ortak gelecek.

Belki bugün ihtiyaç duyduğumuz şey yeni bir kurtarıcı değildir.

Belki ihtiyaç duyduğumuz şey yeniden akla dönmektir.

Yeniden bilime dönmektir.

Yeniden vicdana dönmektir.

Mustafa Kemal gençlere bir makam bırakmadı.

Bir iktidar bırakmadı.

Bir ayrıcalık bırakmadı.

Bir yön bıraktı.

O yönün adı akıldı.

Bilimdi.

Özgür düşünceydi.

Adaletti.

Cumhuriyet bize aynı kökten gelmeyi değil, aynı geleceğe yürümeyi teklif etti.

Bugün kendimize sormamız gereken soru belki de hâlâ aynı:

Atatürk neyi eksik bıraktı?

Yoksa eksik olan, bize emanet edilen Cumhuriyeti korumaktaki kararlılığımız mıydı?

begendim
1
Begendim
bayildim
1
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
1
Sinirlendim

Yorum Gönder

Yorumlar